27 Nisan 2015 Pazartesi

12 Nisan 2015 Pazar

beni ne mutlu eder?

galiba para deyip o sıradan insanlar kafilesine katılacağım. çürümüşüm. eskiden gülmek mi derdim acaba mutluluk bir gülümseme kadar uzakta mı derdim? artık pek az şey gülümsetiyor beni, pek az şey.

hissetmeden ölmek

çok öldüm ben.artık hissizleştim ölüme karşı. hiçbir şey hissetmeden ölüyorum. çektiğim acılar uyuşturdu beni. artık yüzümde bir gülümsemeyle ölüyorum.

nietzche'nin dediği gibi; insanın gülen tek hayvan oluşunun nedenini en iyi ben anladım sanırım. büyük işkenceyi en çok o çekiyor, o yüzden kahkahayı icat etmek zorunda kalmış.



10 Nisan 2015 Cuma

Güzel olan herşey

güzel olan her şey çirkindir. ben böyle diyorum ve böyle. aşk çirkindir.mutluluk çirkindir. sevişmek çirkindir. insanın dokunduğu her şey çirkindir ve en çirkini de insandır. çünkü çevredeki her şeyi çirkinleştiren odur.

güzel olan şey dokunulmamış hissedilmemiş olandır. bilinmeyendir güzel olan.

mükemmele olan nefretim

mükemmelden nefret ediyorum. sanırım kıskançlığımdan. her şeye karşı kıskançtım hayatta aşık insanlara, zeki insanlara, sanatçılara, mutlu insanlara her şeye karşı. hayat boyu benden iyilerinin her zaman var olduğu gerçeğiyle yaşamam gerek.sanırım egoistim belki bu yüzden zordur bunları kabul etmem. 


anlamsız her şey daha anlamlı

çünkü anlamlandırdığım şeyler sıradanlaşıyor. anlamsız şeyler benim için daha anlamlı çünkü içinde barındırdığı bi giz var ve bu o şeyi benim için daha anlamlı kılıyor. sözler ve kelimeler hisleri ve duyguları bir çarşaf gibi örtüyor, o yüzden düşünmüyorum, anlamlandırmıyorum veya kelimelere dökmüyorum bazı şeyleri sadece hissediyorum. böylesi daha iyi. 


7 Nisan 2015 Salı

1 Nisan 2015 Çarşamba

Özgürlük

özgürlük hakkındaki tek düşüncem hiç kimsenin özgür olmadığıdır. özgürlük bile çok değişken ve net omayan bir kavram aslında, diğer hiç bir şeyin net olmadığı gibi.  hiç kimse özgür değil, özgürlük kafada da bitmez, özgürlüğün başlangıcı veya bitişi yoktur, özgürlük tanrı gibidir.






Karanlığa Bakmak

ışıkları söndürmeyi seviyorum sessizliği seviyorum. yok olmaktan korkmuyorum ölmekten de.
insanlardan nefret ediyorum. çünkü insanları tanıyorum. tanımadığım insanları daha çok seviyorum
yakınlaşınca her şey çirkinleşiyor. alışmam lazım bunlara çünkü ben lanet toplumsal bir varlığım. varlığımı toplum içinde sürdürmek zorundayım öyle değil mi? tek başıma nereye kadar ilerleyebilirim. insanların yalnızlığa ihtiyacı var. herkesin yalnızlığa ihtiyacı var kendiyle baş başa kalmaya diğer insanlardan kopmaya kendini tanımaya ihtiyacı var.



tek problem zaman aslında. öyle değil mi?

DİĞER BEN

bahsetmek istediğim şeylerden biride diğer ben. yani pek çok ben var ama hangisi gerçek benim bilmiyorum. gözlemlerime göre her insanda olan bir şey bu kişilik karmaşası. tamamen içgüdüsel bir şey. yalnız olan benle toplum içinde ki ben ailemin içindeki ben her insana göre farklı bi moda girmem filan kendimi programlanmış hissediyorum ve bu bilinçli olarak yaptığım bir şey değil. işte bu bilinçli olmayan benin yaptıklarıdır. diğer bene ulaşamıyorum. çünkü diğer ben gerçek ben, sahte olan ben değil yaşadıklarımın tecrübelerimin oluşturduğu bene ulaşmak istiyorum nirvana dedikleri bu mudur acaba bu yüzden budistim şimdi aşağıdaki siyah resme bak ve neden buraya bir manzara resmi koymadığımı düşün



Düşünmüyorum

düşünmek insanı insan yapan şey değil midir? düşünmek mutsuzluktur. budist oldum bi aralar,
düşünmekten kurtulmak için ama düşünmeden yaşayamam. bloğun ismini düşünmüyorum yapmaya karar verdim. şöyle bir şey var ki düşünmek zorundayım düşünmek istediğim için düşünmüyorum, mecbur bırakıldığım için düşünüyorum.




üste koyduğum siyah resme bakın ( kendimi küçük prensin yazarı gibi hissettim bi an ) neyse bakın ve düşünmeyin. sıfır olun ve mutlu olun. ama sonunda gözlerinizi açmanız ve düşünceler dünyanıza geri dönmeniz gerekecek. acı gerçek bu, o yüzden düşünmeyin.