insanın başı döner gördükleri karşısında, en azından ben öyle hatırlıyorum.
o kadar çok şey vardır ki öğrenecek. karanlığın içinde geçen o kadar zamandan sonra
tüm renkler başını döndürür insanın. tüm o kokular, tüm o yoğunluk ve kaosun zerafeti.
insanın başını döndüren bir kaos.ve yine bir baş dönmesi eşlik eder insana karanlığa yolculuğunda bu sefer bir de mide bulantısı eşlik ediyordur ona gördükleri karşısında.
12 Ekim 2016 Çarşamba
3 Ekim 2016 Pazartesi
muhtaçlık
tepenin üstünde duran adamı düşünün
önündeki kalabalığın umutsuzluk ve çaresizlik içinde kıvranışını
esen rüzgarın ruhunu sarsışını
ve kalabalığa verdiği umudun yoğunluğunu
kendinden daha büyük bir şey haline gelişini
sorumluluklarının ağırlığı altında nasıl da dim dik durduğunu
hissedin
--
bir insanın sıcaklığını hissetmeyeli uzun zaman oldu.
önündeki kalabalığın umutsuzluk ve çaresizlik içinde kıvranışını
esen rüzgarın ruhunu sarsışını
ve kalabalığa verdiği umudun yoğunluğunu
kendinden daha büyük bir şey haline gelişini
sorumluluklarının ağırlığı altında nasıl da dim dik durduğunu
hissedin
--
bir insanın sıcaklığını hissetmeyeli uzun zaman oldu.
1 Ekim 2016 Cumartesi
algılayışlarım
kayboluşu çaresizliği içinde
vazgeçişlerim
kelimelerimin bulanıp çorbaya dönüşü
bir şiirin en vurucu cümlesi
kendi pardonlarına alışan bir sakarın sakinliği
kabullenişi ve varoluşu
alışmanın hafifliği
alışkanlıkların basit rahatlığı
ve çaresizlik
her yazmayışımda taşlaşıyorum. alışılmışın dışına çıkmak zor geliyor çünkü alışılmış kelimesi bile insanın kulağına güzel geliyor. ben kimim ki
insanların o rahat algılayışlarına karışıp dünyalarını tepetaklak ediyim?. düşüncelerimin baş kaldırışlarını umursamaz haldeyim. ama bunların hepsi eski şeyler, yazacak yeni şeyim yok.
kendimi dalıp giderken buluyorum karmaşıklığın ortasına. topladığım her şey bir anda dökülüyor. bende kaldırmıyorum bırakıp gidiyorum. bitmeyen bulmacalar dizisi gibi hayatım, her gün deniyorum.beni ayakta tutanda bu.
vazgeçişlerim
kelimelerimin bulanıp çorbaya dönüşü
bir şiirin en vurucu cümlesi
kendi pardonlarına alışan bir sakarın sakinliği
kabullenişi ve varoluşu
alışmanın hafifliği
alışkanlıkların basit rahatlığı
ve çaresizlik
her yazmayışımda taşlaşıyorum. alışılmışın dışına çıkmak zor geliyor çünkü alışılmış kelimesi bile insanın kulağına güzel geliyor. ben kimim ki
insanların o rahat algılayışlarına karışıp dünyalarını tepetaklak ediyim?. düşüncelerimin baş kaldırışlarını umursamaz haldeyim. ama bunların hepsi eski şeyler, yazacak yeni şeyim yok.
kendimi dalıp giderken buluyorum karmaşıklığın ortasına. topladığım her şey bir anda dökülüyor. bende kaldırmıyorum bırakıp gidiyorum. bitmeyen bulmacalar dizisi gibi hayatım, her gün deniyorum.beni ayakta tutanda bu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)