dünya çok farklı yerlere kaymaya başladı gibime geliyor.müzik açmam gerektiğini fark ettim kuru kuru yazılmıyor..ve the smiths aramıza katılıyor..dediğim gibi çeşitlilik çok arttı insanların nüfüsü çok arttı. ruh hastalarıyla ermişler yan yana yürür oldu. bilgeler deli hastanelerine kapatılır oldu.
düşünceden korkar olmuş bir kesim de var onlar en kötüsü. yeni şeyler var teknloloji denen shit.
kırmak istiyorum parmaklarımı. gülümsemek istiyorum. bıkmamak elde değil. beni ayakta tutan şey tutku sanırım yada tatmin olma duygusu. yeni şeyler bana yeni şeyler lazım her şey gitgide eskiyor.
yıllardır içine girilmeyen bir oda gibiyim. düşüncelerimi birine açmam gerek beni gerçekten dinleyen birine dinliyormuş gibi yapan birine değil. insanlar duymak istediklerini duyuyor beni duymuyor.tanrıyı oynamam lazım bir süre.tutku nedir? tutku istek ve elde etmeyle ilgili sanırım istediğini elde edebilme sonucu tutku olur. kendini tatmin etmekse HERŞEYdir. yaşamın sebebi kendini tatmin etmek üzerine kurulu düşünce irade ise yan ürünler. şuan bunları düşünüyorum ama bu düşünceler sonbaharın ilk düşen yaprakları düşüp kuruyacak ve yok olacaklar sonra yeni yapraklar yeşerecek onlarda düşecek ta ki ağaç ... sonu ölümle getirmekten nefret ediyorum korktuğum için değil daha farklı bir son hayal ediyorum.dediğim gibi bıkmamak elde değil. bir insanı ayakta tutan şey sanırım hayal gücü. geldiğimiz noktadan memnunum sanırım. bunları yazabilmek beni mutlu ediyor. dünya farklı yerlere kaysa da kaydığı yerde mutlu olmayı ve kendi yolunu yine bulmayı başarıyor sanırım.
ve yine sanırım ki gülümsemek çok önemli. bir kaç kas hareketinin beynime salgıladığı hormonlara bağımlıyım. benim uyuşturucum gülümsemek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder