eski bir kasabanın eski insanları arasında parlak yeni fikirli çocuğun mavi gözlerinin gökyüzü mavisine karışışını izledim ve dönüşüm sandığımdanda vasattı
yaşlı insanların yaşadığı kedili bir ev düşünün kedinin mutluluk katsayısı o bunaklardan daha fazla çünkü o lanet kedi kendini evin sahibi gibi
hissediyor. ve benim evim böyle bir evdi tabi yaşlılar hariç. evimden bahsetmişken size saçma gelir ama evim bana bi hava alanının bekleme salonunu
anımsatıyor mobilya seçimim de biraz vasat sanırım.etrafımda atılması gereken demode ve antika o kadar çok eşya vardı ki. ama hiçbirini atmaya
kıyamıyordum. bütün o eski demode eşyalar beni mutlu eden küçük ayrıntılardı. evi bi kenara bırakırsak ispanyada bana yaramamıştı. bir kaç kuytu
köşesini gezmiştim ispanyanın. gülümseyen insanlarla tanıştım gerçekten gülümseyen içten gülümseyen
yaşamdan zevk alan varoluşlarıyla mutlu olan insanlar. varoluşumla mutlu olmak deyimi bana o kadar zıttı ki varlığım benim için kaosun şekillenmiş haliydi
ruh halimde huzurdan eser yoktu. vatikana gitmeye karar verdim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder